Türk Dili ve Edebiyatı “HİKAYE” Ünitesi (Test1)

Hoşgeldiniz Türk Dili ve Edebiyatı 1 (Hikaye)

1.Gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa, düzyazı şeklindeki anlatılara ……………. denir. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır. 

Yukarıda özellikleri verilen edebî tür aşağıdakilerden hangisidir?
2.Aşağıdakilerden hangisi hikâyenin özelliklerinden biri değildir?
3.Aşağıdakilerden hangisi hikâyenin yapı unsurlarından biri değildir?
4.Kısm-ı Süflâsı kaba ve şişman, üst tarafı narin, fakat her hâlde gayet muntazam bir vücut... İnce uzun kaşlar, solgun ve asabi bir çehre, ciddî kadınlara has, meselâ muallime, rahibe gibi, bir hüsn-i lâtif, bir hüsn-i mahzun... Siyah gözleri altın bir gözlüğün camları arkasından daha fazla parlar gibi görünüyordu.

Yukarıdaki hikâyede hangi anlatım biçiminden yararlanılmıştır?
5.— Ne yapıyordunuz?
— Şey .. . Efendim .. .
— Hoca efendi kekeliyordu.
— Ne?
— Şart etmiştim.
— Ne demek?
— Hapşıran için
— Ne hapşıranı ?
— Eşek hapşırdı.
— Eşek mi hapşırdı?

Yukarıdaki hikâyede hangi anlatım tekniğinden yararlanılmıştır?
6.O zaman gördü ki, küçük çocuk, memleketlisi minimini yavru ağlıyor... Sessizce, titreye titreye ağlıyor. Yanaklarından gözyaşları birbir arkasına, temiz vagon pencerelerindeki yağmur damlaları dışarının rengini, geçilen manzaraları içine alarak nasıl acele acele, sarsıla çarpışa dökülürse öyle, bağrının sarsıntılarıyla yerlerinden oynayarak, vuruşarak içlerinde güneşli mavi gök, pırıl pırıl akıyor.

Yukarıdaki parçanın anlatımı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
7.Sonradan deli olduğuna karar verilen bir adam plajın aynasını kırdı. Bu, insanı yemyeşil gösteren, altının sırı dökülmüş, camlaşmış aynanın, insanları çirkin göstermesine içerledi, diye tefsir ettiler. Hayır, ondan değil, evvelce aynacı imiş. İtalya’dan ayna ithal edermiş, sonra iflâs etmiş, az buçuk oynatmış, ayna görünce kırmamazlık edemezmiş diye uydurdular. İşin aslını bir ben biliyorum, bir de ayna. O halde aynayı kıran da sensin diyeceksiniz, bize numara yapıyorsun. Pek âlâ! Aynayı kıran benim. Deli olduğuma karar verildi. Ama zararsızmışım, pek zararsızmışım. Öcümü aynalardan alırmışım. Bunlar doğru değil! Doğrusu şu: Aynayı kırmamın hiç bir sebebi yoktur. Sebepsiz yere kırdım. Canım sıkıldı, eğlenmek için kırdım bile diyemem.

Aşağıdakilerden hangisi bu hikâyenin bir durum hikâyesi olarak değerlendirilmesine
kanıt olarak gösterilemez?
8.Aşağıdakilerden hangisi olay hikâyesi ile durum hikâyesi arasındaki farklardan değildir?

9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özel isim kullanılmamıştır?
10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soyut isim kullanılmamıştır?